Bilim Kurulu üyesi Doç. Kayıpmaz: Risk grubundaki kişiler için aşı zorunlu olmalı


https://cdntr1.img.news.com/img/07e4/09/0f/1042847257_0:-1:1200:675_1200x675_80_0_0_bf19b1dc285c2e7f4f0845c8f5b9a35f.jpghttps://cdntr2.img.news.com/i/logo.pnghttps://cdntr2.img.news.com/i/logo.pnghttps://tr.news.com/turkiye/202011301043317404-bilim-kurulu-uyesi-doc-kayipmaz-risk-grubundaki-kisiler-icin-asi-zorunlu-olmali/Bilim Kurulu üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı geliştirilen aşılarla ilgili olarak “Aşı uygulamalarındaki zorunluluk hakkında kişisel kanaatim, aşı ülkemize geldikten sonra risk gruplarına göre kademe kademe aşılamanın yapılmasıdır. Risk grubundaki kişiler için bu aşı zorunlu olmalıdır” dedi.Sabah’tan Zeynep Akbaş’ın haberine göre Bilim Kurulu üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı yürütülen aşı çalışmalarını değerlendirdi.
Kayıpmaz, “Aşı uygulamalarındaki zorunluluk hakkında kişisel kanaatim; aşı ülkemize geldikten sonra risk gruplarına göre kademe kademe aşılamanın yapılmasıdır. Risk grubundaki kişiler için bu aşı zorunlu olmalıdır” dedi.
“Ülkemizde her gün açıklanan yeni vaka sayısıyla Avrupa genelinde zirveye oturmuş bulunuyoruz. Ne yazık ki dün itibariyle 185 can kaybımızla, hastalığın başladığı zamandan bu yana en fazla vefat sayısına ulaştık” hatırlatmasında bulunan Kayıpmaz, şöyle devam etti:

“Aynı zamanda 5011 ağır hastamız oldu. Hasta sayımız da 6 binin üzerinde görülüyor. Salgının geldiği bu noktada insan hareketliliğini azaltmak en önemli önceliğimiz olmalıdır. Aşı çalışmaları tüm dünyada hızlı bir biçimde devam ediyor. Burada üç ana sınıfta aşı ile ilgili çalışmalar yürütülüyor.”

“Aşıları üç sınıfta gruplandırabiliriz” diyen Kayıpmaz, şunları kaydetti:

“Birincisi viral vektör aşılardır. Bunlar, gen teknolojisiyle virüsün genetik materyalinin bir kısmını başka bir virüs içine yerleştirilmesi ve insan vücuduna enjekte edilmesi prensibine dayanır.
İkinci grup inaktive aşılardır. İnaktive aşılarda virüs hastalık yapıcı etkisini kimyasal veya fiziksel bir yöntem kullanarak etkisiz hale getirilir. Sonrasında ise, insan vücudunda buna bir bağışıklık yanıtı geliştirmesi denir. Burada inaktive aşılar eskiden de kullanılan klasik bir yöntemdir. Yeni metotlara göre daha fazla tecrübe sahibi olduğumuz türlerdir. Güvenlidir. Yeterince güçlü bir bağışıklık yanıtı için ikinci bir doz yapılması da gerekir. 
Üçüncü grupta mRNA aşıları vardır. Burada virüsün genetik kodunu taşıyan RNA kişiye enjekte edilir. Enjekte edilen kişinin hücreleri bu genetik kodu kullanarak bir protein üretir ve bağışıklık sistemi de bu proteine karşı harekete geçer. Burada aşıların hepsinin şu ana kadar çalışmalarda etkinliği beklenen düzeyde çıkmıştır. Yan etki açısından baktığımızda aşıların önemli bir yan etkisinin olmadığı gözlenmiştir.
Koronavirüs aşıları vücutta bağışıklık kazanmaya yönelik aşılardır. Bu aşıların etkinliği en iyi ihtimalle altı ayla bir yıl kadar sürecektir. Bu aşılar yapıldığı esnada aşı yapılan bölgede, aşı yapılan bölgede ağrı, baş ağrısı gibi hafif etkiler görülebilir. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda ciddi yan etkiler görülmedi. Uzun dönemli etkiler ise bu tarz aşılarda görülmemektedir. Yani koronavirüs aşısını vuruldunuz bu aşı sebebiyle 5-10 yıl sonra ciddi rahatsızlıklara yakalanmanız mümkün değildir. Kısa süreli hafif etkiler görülecektir.”Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, Koronavirüs, Koronavirüs aşısı, Koronavirüs Bilim Kurulu, koronavirüs tedbirleri, Koronavirüsle mücadele, risk, zorunlu aşı, Zorunluluk

Previous Bilim Kurulu üyesi Doç. Kayıpmaz: Daha sert tedbirlerin alınma zamanı geldi
Next Erdoğan yeni tedbirleri açıkladı: Hafta içi 21:00-05:00 arası, hafta sonu tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak

No Comment

Bir Cevap Yazın