Kılıçdaroğlu: Önümüzdeki Eylül ayında seçim bekliyorum


Habertürk’te Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtlayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun verdiği yanıtlardan satır başları şöyle:

(İBB hakkında başlatılan inceleme) Yapılan tamamen kumpas. İstanbul’u almamızı bir türlü hazmedemiyorlar.

Yolsuzluk yaptınız dediğimizde vatandaş diyor ki zaten bunların görevi yolsuzluk yapmak. O nedenle yankılanma bizim beklediğimiz seviyede değil.

Şimdiki Ulaştırma Bakanı, eskiden İBB’nin Genel Sekreter Yardımcısı. Bina yapılmış gibi tutanak tutuyorlar. Bunun hesabını soracağınıza gelin İBB’ye inceleme başlatıyorsunuz. Bakan yaptınız, dokunulmazlığı oldu.

AKP içindekilerde söylüyor. Olmaması gereken bir inceleme. Ben müfettişlerin bir talimatla, gidelim Ekrem Bey’i bu hale getirelim, görevde alalım dediklerini düşünmüyorum.

‘Kendisini kendine şikayet ediyor. Terörist varsa bul kardeşim’

Yerel seçim öncesi Ankara’da bir itiraf attılar, Mansur Bey’e. Mansur Bey kazanırsa su paralarını teröristler toplayacak diye. (Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan) Kendisini kendine şikayet ediyor. Terörist varsa bul kardeşim.

Ben denetimden geliyorum. Belge gelmeden bir şey yapamazsınız. Siz kişiyi yolluyorsunuz ve diyorsunuz ki mutlaka ceza bekliyorum sizden.

Ekrem Bey’in veremeyeceği bir hesap yok. Telefonların dinlendiğini zaten biliyoruz. Önce kendi belediyelerine baksınlar. Bakan, olmayan işi olmuş gibi gösterdiler. Bakan açsın dava bana iftira atıyorlar diye.

Merkez Bankası’na nasıl gittiysem TÜİK’e de öyle gidecektim. ENAG ile sizin rakamlarınız farklı. TÜİK’in internet sitesinde diyor ki herhangi bir sorun ile karşılaşırsanız bize başvurun.

‘Bütün yetkilere sahip olan bir kişi, rakibine hakaret ediyorsa, bu acizliğin belirtisidir’

Ne oldu? Oraya gittim. Oraya işçinin hakkı için, emeklilerin hakkı için gittim. Sonuçta asgari ücretlilere bir rakam verildi ama emekliye ne verildi yüzde 25. Enflasyon ne kadar yüzde 36, resmi rakam. Emekli çalıştı, üretti; hayır senin pilin bitti sana bu parayı veriyorum idare et. O nedenle bütün emeklilere diyorum size iyi para vermişler. Bu nedenle bütün emeklilerin birleşmesini istedim.

MEB’e gidip haksız ne boyutta diye soracaktım. Neden bu önlemleri almıyorsunuz, bunu soracaktım. 12 saat bekledik yanıt yok. 15. saatin sonunda oraya gittim. Ben sınava girip hakkı elinden alınan kişiyi savunmayacaksam neden siyaset yapıyorum?

‘Eylül ayında seçim bekliyorum’

Bir kişi devletin en tepesinde oturup bütün yetkilere sahip olan bir kişi, rakibine hakaret ediyorsa, işi o noktaya taşımışsa, bu acizliğin belirtisidir. Aciz, artık yönetemiyor demektir.

Önümüzdeki Eylül ayında seçim bekliyorum. Ekonomiyi daha fazla götüremezler.

20-27 Aralık arasında Türkiye’nin en büyük soygunu gerçekleşti.

Özdemir Bayraktar’ı ziyarete gitmiştim. İHA’ları gösterdiler. Nasıl çalıştıklarını anlatılar. Her türlü desteklenmesinin yanındayım. Kişi üretiyorsa ister AK Partili olur ister CHP’li olur biz yaptığı işe bakarız.

İktidarın ilk haftasında Stratejik Planlama Teşkilatı kuracağız. Türkiye’deki bütün rakamlara vakıf olup devleti öyle yöneteceğiz.

Yayına katılan TBMM Başkanı Mustafa Şentop şu ifadeleri kullandı:

“Ben TBMM Başkanı’yım. Bu sıfatımın dışında hukukçuyum. Milletvekilinin anayasa iç tüzükten kaynaklanan haklarının neler olduğunu, bu haklarla ilgili bir sorun olduğunda Meclis Başkanı’nın nasıl hangi enstrümanlarla müdahale edeceğini biliyorum. Milletvekillerinin tüm yaptıkları işlerle ilgili olarak her zaman Meclis Başkanı her türlü taleplerini karşılayacak bir makam değildir. TBMM’nin ve Meclis Başkanı’nın günlük siyasi polemiklerin içerisinde bu şekilde malzeme yapılmasından rahatsızlık duyuyorum. Siyasi parti genel başkanları istedikleri şekilde konuşsunlar, ama kendilerini başarılı veya başarısız hissettikleri noktada ‘Aman Meclis Başkanı niye benim yanımda değil’ diye de kamuoyuna yanıltıcı açıklamalar da yapmasınlar.”

Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

Bakanlığa giderken sizin önünüze kilit vurulmuş bir kapı çıkarılıyorsa, gerçek bir TBMM Başkanı’nın, “Beyler siz ne yapıyorsunuz?” diye sorması gerekirdi. “Randevu istedim, Meclis başkanı devreye girsin” diye bir beklentim olmadı. Fakat bir milletvekili bakanlığa alınmadığı zaman parlamentoda başkanlık yapan birisinin milletvekillerinin hakkını savunmasını istiyorum. Yoksa “Şentop araya girsin bana yardımcı olsun” diye bir beklentim yok.

Şentop: Ben gerçek bir Meclis başkanıyım. Ben değilsem siz de gerçek genel başkan değilsiniz.
Kılıçdaroğlu, Altaylı’nın “Cumhurbaşkanı mı olmak istersiniz, Ankara Belediye Başkanı mı?” sorusuna, “Tartışmaya düzgün başlamamız lazım” yanıtını verdi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, canlı yayına bağlanarak Kılıçdaroğlu’nun iddialarına yanıt verdi. İstanbul Havalimanı’nın 10 milyar euroya yapıldığını söyleyen Karaismailoğlu, havalimanı işletmesinin devlete devredilene kadar 22 milyar euro kira vereceğini açıkladı. Yap-işlet-devret modelini savunan Karaismailoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nu geçen cuma günü dava ettiğini belirtti.
Karaismailoğlu, Kılıçdaroğlu’nun gösterdiği tutanakları “uydurma” olarak niteledi.
Karaismailoğlu’nun Levazım Köprüsü’nün durdurulmasına yönelik CHP’yi suçladı. Altaylı ise, “Levazım Köprüsü AKP döneminde durduruldu” yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu’nun kendisine yönelttiği suçlamalara ilişkin iddia diyen Karaismailoğlu’na, Kılıçdaroğlu, “İddia değil belge” şeklinde yanıt verdi.
Yayına bağlanan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kılıçdaroğlu arasında şu diyalog geçti:
Karaismailoğlu: Çok üzüntülüyüm, hiçbir belgesi olmayan bir şeyi milletin önünde söylemesi hepimizi üzmüştür. Oturduğunuz yerden iftira atıyorsunuz, çok ayıp. Helalleşmekten bahsediyorsunuz bunlar kul hakkıdır. Biz Anadolu çocuğuyuz, üzülüyorum.
Kılıçdaroğlu: Önümde İBB Teftiş Kurulu’nun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazdığı yazı var.
Karaismailoğlu: Tamamen uydurma, kendi kafasında olan bir müfettişin uydurma bir raporudur. Bu bir
Kılıçdaroğlu: Saray da dinliyor o da bağlansın. Belgesiz konuşmam.
Altaylı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında yarışacak ismin, güçlü bir isim olması gerekip gerekmediği sorusuna, Kılıçdaroğlu, “İsim önemli değil. Biz sistemin karşısına aday koyuyoruz” dedi. Hiçbir varsayımın içine girmeyeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı geçeceklerini söyledi.
Altaylı’nın “HDP’yle bu ilişkiyi ne ölçüde götürebileceksiniz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “HDP bir siyasi parti mi? Evet. TBMM’yi yönetiyor mu? Evet. Peki nasıl diyeceksiniz terör örgütü diyeceksiniz? Bir siyasi partinin teröre karşı mesafe koyması olmazsa olmaz” diye yanıt verdi.
Kendisine PKK tarafından yapılan saldırıyı hatırlatan Kılıçdaroğlu, “PKK’nin saldırdığı liderler belli. Başka hiçbir lidere saldırmadılar” dedi.
Yerine kayyum atılan HDP’li belediye başkanlarının, mahkemede aklanmalarına rağmen görevlerine geri iade edilmemesine tepki gösteren Kılıçoğlu, bir siyasi partinin kriminalize etmenin yanlış olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

Millet şu anda baharını yaşıyor aslında, daha kış gelmedi. Daha zamlar gelmedi. ÜFE yüzde 90’larda, TÜFE yüzde 36’larda. Yüzde 90’daki adam, bunu maliyete yansıtmayacak mı?

Bu kadar konuştuk, saraya çağrı yaptım niye bağlanmıyor? O da bağlansaydı. O da anlatsaydı millete. Benim doğrularımı söylemediğimi söyleseydi o da, ‘ey Bay Kemal’ deseydi. Niye bağlanmıyor? Bugün yine bir sürü laf etmiş bana. Laf ediyorsan bak ben buradayım.

Kılıçdaroğlu, Fatih Altaylı’nın “Çok değiştiniz, ders mi aldınız” şeklindeki sorusuna “Büyük haksızlıklar var, tahammül edemiyorum” yanıtı verdi.
Previous İstanbul Boğazı'nda arızalanan gemiye müdahale edildi
Next İran: Nükleer müzakerelerde ihtilaflar azalıyor

No Comment

Bir Cevap Yazın